11- Arapçada Fiil Cümlesi / Arapça Gramer Dersleri

ARAPÇADA FİİL CÜMLESİ

Arapçada iki çeşit cümle vardır. Bunlar: Fiil cümlesi ve isim cümlesidir. Arapçada cümle çeşidini belirlemek için cümlenin ilk kelimesine bakılır. İlk kelimesi isim ise isim cümlesi; ilk kelimesi fiil ise fiil cümlesi olur… Fiil cümlesinin 2 temel ögesi vardır: Fiil ve fail. Bazen buna mef’ul de eklenir. Böylece 3 öge olur. Şimdi bu 3 ögeyi sırasıyla inceleyelim:

Fail: Cümlenin öznesidir. Fiili yapanı gösterir. Genellikle marifedir, yani elif-lam takısı alır. Bazen yerine göre nekra da olabilir… Harekesi ise merfudur. Dilerseniz merfuyu bir daha hatırlayalım: Merfu, ref alameti taşıyan kelimeye denir. Ref alameti isimlerde şu şekildeydi: Müfred, Cem’i mükesser ve Cem’i müennes-i salimde ref alameti ötredir. Müsennada ref alameti eliftir. Cem-i Müzekker-i salimde ise ref alameti vav’dır. Bu konuyu irab konusunda detaylı bir şekilde işlemiştik… Fail, fiilden sonra gelir. Fiil, faile cinsiyet bakımından uyar; ancak sayı bakımından uymaz. Fail ister müfred, ister müsenna, isterse cem’i olsun, fiil her zaman müfred gelir… Bazen fail, mef’ulden sonra gelir. Bu durumda fiilin faile cinsiyet bakımından uyması şart değildir. Fail müennes ise fiil müzekker olabilir... Buraya kadar bahsettiğimiz kaideleri bir daha maddeler halinde beyan etmek istiyoruz:
1- Fail fiili yapanı gösterir.
2- Genellikle marifedir. Bazen yerine göre nekra da olabilir.
3- Harekesi ise merfudur.
4- Fail, fiilden sonra gelir.
5- Fiil faile cinsiyet bakımından uyar; ancak sayı bakımından uymaz.
6- Bazen fail mef’ulden sonra gelir. Bu durumda fiilin faile cinsiyet bakımından uyması şart değildir. Şimdi bu kaideleri örnek cümlelerde görelim: 

   ذَهَبَ عَلِىٌّ cümlesi bir fiil cümlesidir. ذَهَبَ fiil, عَلِىٌّ ise faildir.

                ذَهَبَ عَلِىٌّ   Ali gitti 

                     fail  fiil

Gördüğünüz gibi failin harekesi merfudur. Fiilden sonra gelmiştir… Fiile cinsiyet bakımından uymuştur. Fiil müzekker olduğundan fail de müzekker olmuştur. Eğer fiil müennes olsaydı, fail de müennes olurdu.

Mesela:  ذَهَبَتْ زَيْنَبُ cümlesinde fiil olan ذَهَبَتْ müennestir. Fail olan Zeyneb de müennesdir. Yine bu cümlede failin harekesi merfudur ve fail fiilden sonra gelmiştir. Şimdi başka bir cümleye bakalım:       

  ذَهَبَ الْمُعَلِّمُ cümlesi bir fiil cümlesidir. ذَهَبَ fiil, الْمُعَلِّمُ  ise faildir.

                ذَهَبَ الْمُعَلِّمُ   Öğretmen gitti 

                  fail     fiil

Gördüğünüz gibi failin harekesi merfudur. Fail marifedir. Yine fail fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından uymuştur. Fiil müzekker olduğundan fail de müzekker gelmiştir.

Bu cümleyi: ذَهَبَ الْمُعَلِّمَانِ  şeklinde söyler ve faili müsenna yaparsak, mana “iki öğretmen gitti” olur.

                ذَهَبَ الْمُعَلِّمَانِ   İki öğretmen gitti 

                     fail      fiil

Gördüğünüz gibi fail marifedir ve harekesi merfudur. Bildiğiniz gibi müsennada ref alemeti elif idi. Fail yine fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından uymuştur, hem fiil hem fail müzekkerdir. Ancak sayı bakımızdan uymamıştır. Fiil müfred iken, fail müsenna gelmiştir…

Bu cümleyi: ذَهَبَ الْمُعَلِّمُونَ  şeklinde söyler ve faili cem’i yaparsak, mana “Öğretmenler gitti” olur.

                ذَهَبَ الْمُعَلِّمُونَ   Öğretmenler gitti 

                      fail       fiil

Gördüğünüz gibi fail yine marifedir ve harekesi merfudur. Bildiğiniz gibi cem-i müzekker-i salimde ref alemeti vav idi. Fail yine fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından uymuştur, hem fiil hem de fail müzekkerdir. Ancak sayı bakımından uymamıştır. Fiil müfred iken, fail cem’i gelmiştir…

Bu cümleyi: ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَةُ  şeklinde söyler ve fiili müennes yaparsak;  bilindiği gibi, ذَهَبَتْ fiili geçiş yapılırken esreli olarak  ذَهَبَتِ şeklinde söylenir.

                ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَةُ   (Bayan) öğretmen gitti 

                    fail       fiil

Gördüğünüz gibi fail yine marifedir ve harekesi merfudur. Fail yine fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından da uymuştur. Hem fiil hem de fail müennestir

Bu cümleyi: ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَتَانِ  şeklinde söylersek, mana “(Bayan) iki öğretmek gitti.” olur.    

                 ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَتَانِ   (Bayan) iki öğretmen gitti 

                      fail        fiil

Gördüğünüz gibi fail yine marifedir Ve harekesi merfudur. Müsennanın ref alameti elif idi. Fail yine fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından uymuştur. Hem fiil hem de fail müennestir. Ancak sayı bakımından uymamıştır. Fiil müfred iken fail müsenna gelmiştir…

Bu cümleyi: ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَاتُ  şeklinde söylersek, mana “(Bayan) öğretmenler gitti.” olur.

                ذَهَبَتِ الْمُعَلِّمَاتُ   (Bayan) öğretmenler gitti 

                     fail       fiil

Gördüğünüz gibi fail yine marifedir ve harekesi merfudur. Fail yine fiilden sonra gelmiştir. Fiile cinsiyet bakımından da uymuştur. Hem fiil hem de fail müennestir. Ancak sayı bakımından yine uymamıştır. Fiil müfred iken fail cem’i gelmiştir…

Fail hakkında şu bilgiyi de öğretmek istiyoruz: Fiil cümlesinin fiili mazi fiil olursa; fail, müfred-gaib ve gaibede gizli zamir olarak da gelebilir. Ancak o zamirin ait olduğu isim daha önce geçmiş olmalıdır. Mesela,  ذَهَبَ اِلَى الْمَدْرَسَةِ  “Okula gitti” cümlesinde  ذَهَبَ müfreddir ve gaibdir. Müfred-gaibte zamir gizli olarak gelebiliyor. Mesela bir önceki cümlede “Ali”den bahsedilmişse, cümlenin takdiri, ذَهَبَ عَلِىٌّ اِلَى الْمَدْرَسَةِ şeklindedir. ذَهَبَ   fiili müfred-gaib olduğundan “ali” öznesi gizli zamir olarak gelmiştir…

Yine  خَرَجَتْ مِنَ الْبَيْتِ “Evden çıktı” cümlesinde خَرَجَتْ müfreddir ve gaibedir. Müfred-gaibede zamir gizli olarak gelmiştir. Mesela bir önceki cümlede “Zeyneb”den bahsedilmişse, cümlenin takdiri, خَرَجَتْ زَيْنَبُ مِنَ الْبَيْتِ şeklindedir. خَرَجَتْ  fiili müfred-gaibe olduğundan “zeyneb” öznesi gizli zamir olarak gelmiştir…

Bu iki örnekten sonra kaidemizi bir daha tekrar edelim: Fiil cümlesinin fiili mazi fiil olursa; fail, müfred-gaib ve gaibede, gizli zamir olarak da gelebilir. Ancak o zamirin ait olduğu isim daha önce geçmiş olmalıdır. Gizli olan bu zamirler müzekkerde هُوَ ; müenneste ise هِىَ dir. Ve müstetir, yani gizli zamir adını alır… Diğer mazi fiillerin sonunda bulunan ekler ise zaten birer zamirdir ve fail görevi görürler. Mesela  شَرِبْتُ الشَّاىَ صَبَاحًا “Sabah çay içtim” cümlesinde, شَرِبْتُ “ben içtim” demektir ve sondaki ek fail görevi görmektedir.

Yine mesela  رَكِبْنَا الْحَافِلَةَ “Otobüse bindik” cümlesinde, رَكِبْنَا  “Biz bindik” demektir. Sondaki ek fail görevi görmektedir.

O halde kaidemizi bir daha tekrar edecek olursak: Fiil cümlesinin fiili mazi fiil olursa; fail, müfred-gaib ve gaibede gizli zamir olarak da gelebilir. Ancak o zamirin ait olduğu isim daha önce geçmiş olmalıdır. Gizli olan bu zamirler müzekkerde هُوَ ; müenneste ise هِىَ dir. Ve müstetir zamir adını alır. Diğer mazi fiillerin sonunda bulunan ekler ise zaten birer zamirdir ve fail görevi görürler…

Son olarak, başta bahsettiğimiz şu kaidenin de örneğini vermek istiyoruz: Kaidemiz şöyleydi: Bazen fail, mef’ulden sonra gelir. Bu durumda fiilin faile cinsiyet bakımından uyması şart değildir. Fail müennes ise fiil müzekker olabilir...

Mesela: “Zeyneb mektubu yazdı” manasında  كَتَبَ الرِّسَالَةَ زَيْنَبُ denilebilir.

                كَتَبَ الرِّسَالَةَ زَيْنَبُ  Zeyneb mektubu yazdı

                   fail    mef’ul   fiil

Bu cümlede fail olan “zeyneb”, mef’ul olan “errisaletü” kelimesinden sonra gelmiştir. Fail, mef’ulden sonra geldiği için de fiil ile fail arasında cinsiyet uyumu gözetilmemiştir. Fiil müzekker iken, fail müennes olmuştur. Halbuki faili mef’ülden önce zikretseydik,  كَتَبَتْ زَيْنَبُ الرِّسَالَةَ demeliyiz. Yani bu durumda, faile uygun olarak fiil de müennes gelmelidir. Demek fail ile fiil arasındaki cinsiyet uyumu sadece fail mef’ulden sonra geldiğinde aranmamaktadır.

Dilerseniz bir misal daha vererek konuyu pekiştirelim:

Mesela: “Aişe kitabını buldu” manasında  وَجَدَ الْكِتَابَ عَائِشَةُ denilebilir.

                وَجَدَ الْكِتَابَ عَائِشَةُ  Aişe kitabını buldu

                  fail    mef’ul   fiil

Bu cümlede fail olan “Aişe”, mef’ul olan “elkitaab” kelimesinden sonra gelmiştir. Fail, mef’ulden sonra geldiği için de fiil ile fail arasında cinsiyet uyumu gözetilmemiştir. Fiil müzekker iken, fail müennes olmuştur. Halbuki faili mef’ülden önce zikretseydik,  وَجَدَتْ عَائِشَةُ الْكِتَابَ  demeliyiz. Yani faile uygun olarak fiil de müennes gelmelidir. Demek fail ile fiil arasındaki cinsiyet uyumu sadece fail mef’ulden sonra geldiğinde aranmamaktadır.

Ayrıca şu farklı noktaya da dikkat çekmek istiyoruz: Bazen mazi fiiller dua veya beddua anlamında kullanılır. رَضِىَ اللَّهُ عَنْكَ  Allah senden razı olsun… تَبَّتْ يَدَا أَبِى لَهَبٍ  Ebu Leheb'in elleri kurusun… بَارَكَ اللَّهُ فِيكَ  Allah seni bereketlendirsin, cümleleri bu kaideye örnektir.

رَضِىَ اللَّهُ عَنْكَ  Allah senden razı oldu (razı olsun).

تَبَّتْ يَدَا أَبِى لَهَبٍ  Ebu Leheb'in elleri kurudu (kurusun).

بَارَكَ اللَّهُ فِيكَ  Allah seni bereketlendi (bereketlendirsin).

Failin özelliklerini bu şekilde öğrendikten sonra şimdi sıra geldi mef’ule ve mef’ulün özelliklerine.

Mef’ul: failin yaptığı işten etkilenen kelimeye denilir. Bir daha tekrar edelim: Mef’ul: failin yaptığı işten etkilenen kelimeye denilir. İlk önce mef’ulün özelliklerini maddeler halinde sıralayalım ve daha sonra örnek cümlelerde bu özellikleri inceleyelim. Mef’ulün özellikleri şunlardır:

1- Mef’ul nasb durumunda gelir, yani harekesi üstün olur.

2- Mef’ulün başına harf-i cer gelebilir. Bu durumda mef’ul, harf-i cer ile birlikte mef’ul olur. Ancak harf-i cerden dolayı mef’ulün harekesi esre olur. Bu durumda üstün olmaz... Dilerseniz isimlerdeki nasb alametini şöylece hatırlayalım: Nasb alameti müfred ve cem’i mükesserde fethadır. Müsennada cezimli ye’dir (  ىْ ). Cem’i müennes-i salimde kesradır. Ve cem’i müzekker-i salimde ise ye’dir. (  ى ). Şimdi mef’ulü ve özelliklerini örnek cümlelerde inceleyelim:

 كَتَبَ اَحْمَدُ الرِّسَالَةَ  cümlesini tahlil edelim. Cümlemizin manası: “Ahmet mektubu yazdı.”dır. Bu cümlede, “yazdı” manasındaki كَتَبَ fiildir. “Kim yazdı” dediğimizde, yazan şahıs olan اَحْمَدُ faildir, yani öznedir. “Ne yazdı?” dediğimizde ise, yazılan şey olan “mektup”, yani الرِّسَالَةَ mef’uldür.

                 كَتَبَ اَحْمَدُ الرِّسَالَةَ   Ahmed mektubu yazdı

                   mef’ul   fail    fiil

Gördüğünüz gibi mef’ulün harekesi üstündür.

 كَتَبَ اَحْمَدُ الرِّسَالَتَيْنِ dediğimizde ise, cümlemizin manası: “Ahmet iki mektubu yazdı.” olur. Bu cümlede, “yazdı” manasındaki كَتَبَ yine fiildir. “Kim yazdı” dediğimizde, yazan şahıs olan اَحْمَدُ yine faildir. “Ne yazdı?” dediğimizde ise, yazılan şey olan “iki mektup”, yani الرِّسَالَتَيْنِ mef’uldür.

                 كَتَبَ اَحْمَدُ الرِّسَالَتَيْنِ  Ahmed iki mektubu yazdı

                     mef’ul     fail   fiil

Gördüğünüz gibi mef’ul yine mansubtur. Daha önce tekrar ettiğimiz gibi, müsennada nasb alameti cezimli ye idi.  

 كَتَبَ اَحْمَدُ الرِّسَائِلَ dediğimizde ise, cümlemizin manası: “Ahmet mektupları yazdı.” olur. Bu cümlede, “yazdı” manasındaki كَتَبَ yine fiildir. “Kim yazdı” dediğimizde, yazan şahıs olan اَحْمَدُ yine faildir. “Ne yazdı?” dediğimizde ise, yazılan şey olan “mektuplar”, yani الرِّسَائِل mef’uldür.

                كَتَبَاَحْمَدُالرِّسَائِلَ Ahmed mektupları yazdı

                   mef’ul   fail     fiil

Gördüğünüz gibi mef’ul yine mansubtur, yani harekesi üstündür.

 رَأَيْتُ الْمُعَلِّمِينَ dediğimizde, cümlemizin manası: “Öğretmenleri gördüm.” olur. Bu cümlede, “kimi gördüm” sorusunun cevabı olan الْمُعَلِّمِينَ mef’uldür.

                  رَأَيْتُ الْمُعَلِّمِينَ  Öğretmenleri gördüm.

                   mef’ul  

Gördüğünüz gibi mef’ul yine mansubtur. Daha önce tekrar ettiğimiz gibi, cem’i müzekker-i salimde nasb alameti ye idi. 

Son bir örneği de cem’i müennes-i salime dair verelim:

  رَأَيْتُ الْمُمَرِّضَاتِ dediğimizde, cümlemizin manası: “Hemşireleri gördüm.” olur. Bu cümlede, “kimi gördüm” sorusunun cevabı olan الْمُمَرِّضَاتِ mef’uldür.

                   رَأَيْتُ الْمُمَرِّضَاتِ  Hemşireleri gördüm

                       mef’ul  

Gördüğünüz gibi mef’ul yine mansubtur. Zira daha önce tekrar ettiğimiz gibi, cem’i müennes-i salimde nasb alameti kesra idi. 

Şimdi dilerseniz konu testimize geçelim. Testimiz sayesinde konuyu biraz daha pekiştirmiş olacaksınız.

1- Bunlardan hangisi “Mazi Fiil”in tanımıdır?

A- Bir işin gelecek zamanda yapılacağını bildiren fiillerdir.

B- Bir işin geçmiş zamanda yapıldığını bildiren fiillerdir.

C- Bir işin şimdiki zamanda yapılıyor olduğunu bildiren fiillerdir.

Doğru cevap B

2- Bunlardan hangisi fiil cümlesinin ögelerinden değildir?

A- Fail   B- Mef’ul   C- Mübteda

Doğru cevap C, mübteda fiil cümlesinin ögesi değildir.

3- Bunlardan hangisi جَلَسَ   fiilinin muhatab-ı cemi çekimidir?

A-  جَلَسُوا     B- جَلَسْتُمْ      C- جَلَسْنَا   

Doğru cevap B, جَلَسَ fiilinin muhatab-ı cemi جَلَسْتُمْ   dür

4- فَتَحْتُ الْمُعَلِّمَةُ الْبَاب   cümlesinde  الْبَاب  kelimesinin son harekesi nasıl olmalıdır?

A-  الْبَابُ     B- الْبَابِ      C- الْبَابَ   

Doğru cevap C, çünkü mef’ul nasb durumunda gelir.

5- ... التَّلاَمِيذُ مِنَ الْمَدْرَسَةِ   cümlesinde boş bırakılan yere bu kelimelerden hangisi gelmelidir?

A-  خَرَجَ     B- حَرَجُوا      C- حَرَجْتُمَا   

Doğru cevap A, çünkü fiil faile sayı bakımından uymaz. Fail cemi iken, fiil müfred olabilir.

Bizler dersimizin son kısmında sizlere mazi fiiller ile ilgili Kuran-ı Kerimde geçen bazı ayetleri göstermek istiyoruz. Elbette şu anda bu ayetlerin tüm kelime ve ögelerini anlayamazsınız. Zira daha işleyecek birçok konumuz var ve anlayamadığınız bölümler ileride işlenecek konulara aittir. Ancak artık Kuran’a geçiş yapmak ve bazı örnekleri ayet-i kerimelerden vermek istiyoruz. Bu sayede Kur’ana olan ünsiyetimiz daha da artacaktır. Şimdi hazırsanız, mazi fiillere dair bazı Kur’an ayetlerini inceleyelim:

خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضَ  Gökleri ve yeri biz yarattık. (Kaf 38)

                                   خَلَقْنَا biz yarattık

أَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ  Onların üzerine sürü sürü kuşlar gönderdi. (Fil 3)

                            أَرْسَلَ  gönderdi

صَدَقَ الْمُرْسَلُونَ  Peygamberler doğru söylediler. (Yasin 52)  

                            صَدَقَ  doğru söyledi

بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ  Ölümünüzden sonra sizi dirilttik. (Bakara 56)  

                                      بَعَثْنَا  Biz sizi dirilttik.

أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ    Sana kitabı biz indirdik. (Ankebut 47)  

                                      أَنزَلْنَا   biz indirdik

أَنْعَمْتَ عَلَيهِمْ    Sen onlara nimet verdin. (Fatiha 7)  

                                      أَنْعَمْتَ   Sen nimet verdin

وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ   Ve bir vakit sözünüzü aldık... (Bakara 63)  

                                      أَخَذْنَا   Biz aldık

وَإِذْ قَتَلْتُمْ نَفْساً  Hani bir vakit bir nefsi öldürmüştünüz... (Bakara 72)  

                                      قَتَلْتُمْ   Siz öldürdünüz

وَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ  Bir vakit Kabe’yi insanlar için bir sevap yeri kılmıştık... (Bakara 125)  

                                      جَعَلْنَا   Biz kıldık

 Bu ve bunun gibi birçok gramer dersini kolaylıkla öğrenmek için TIKLAYINIZ!!!